-
1 nachts
gece(leyin), gece vakti; ( jede Nacht) geceleri, her gece;spät \nachts gece geç vakit;um 2 Uhr \nachts geceleyin saat 2'de -
2 durch
durch [dʊrç]I präp1) ( örtlich) -den;\durch eine Straße gehen bir sokaktan geçmek;\durch das Fenster schauen pencereden bakmak2) ( mittels) ile;\durch Zufall kazara, tesadüfen3) ( infolge von) -den (dolayı), yüzünden;\durch das viele Rauchen çok sigara içmekten;\durch den Unfall wurde der gesamte Verkehr lahmgelegt kazadan dolayı bütün trafik felce uğradı4) ( zeitlich) boyunca;die ganze Nacht \durch bütün gece boyunca\durch drei teilen üçe bölmek6) ( Agens) ile, -yle;das Fahrzeug wird \durch Motoren getrieben taşıt motor gücüyle hareket ederes ist schon drei Uhr \durch saat üçü geçti bile;der Zug ist gerade \durch tren şu anda geçti;das Fleisch ist \durch et pişmiş;ich hab das Buch \durch kitabı bitirdim;die Sohle ist \durch (ayakkabının) tabanı delindi;\durch und \durch tamamen, her bakımdan, sapına kadar; ( bis ins Innerste) iliğine kadar, iliklerine kadar;ich bin \durch und \durch nass iliğime kadar ıslandım -
3 nach
nach [na:x]I präp\nach Berlin/\nach Deutschland Berlin'e/Almanya'ya;\nach Norden/\nach Süden kuzeye/güneye;\nach oben/\nach rechts yukarıya/sağa;von links \nach rechts soldan sağa (doğru);\nach Hause eve;( sich) \nach außen/innen öffnen dışa/içe doğru aç(ıl) mak2) ( Reihenfolge) sonra;\nach Christus İsa'dan sonra;\nach der Arbeit işten sonra;sie kam \nach zehn Minuten on dakika (geçtikten) sonra geldi;\nach allem, was geschehen ist bütün bu olanlardan sonra;einer \nach dem anderen sırayla;\nach Ihnen, bitte! buyurun, geçin lütfen!3) ( Uhrzeit)es ist fünf ( Minuten) \nach sechs saat altıyı beş (dakika) geçiyor;um Viertel \nach ging er çeyrek geçe gittije \nach göre;je \nach Größe boya göre;der Breite/Länge \nach enlemesine/boylamasına;\nach allem, was ich weiß bildiğim kadarıyla;dem Alter \nach yaşına göre;allem Anschein \nach öyle görünüyor ki, görünüşe göre;das ist nicht \nach meinem Geschmack bu benim zevkime göre değil;meiner Meinung \nach bence, bana göre, benim düşünceme göre;\nach italienischer Art İtalyan usulüne göre;die Uhr \nach dem Radio stellen saati radyoya göre ayarlamakII adv;alle mir \nach! herkes beni takip etsin!, herkes arkamdan gelsin!;\nach und \nach ( allmählich) yavaş yavaş; ( mit der Zeit) zamanla; -
4 über
über ['y:bɐ]I präp\über der Straße wohnen caddenin öbür tarafında oturmak;sie wohnt \über uns üstümüzde oturuyor\über der Arbeit einschlafen çalışırken [o iş başında] uyumak3) ( Grenze) üstünde;zwei Grad \über null sıfırın üstünde iki derece\über jdm stehen birinin üstü olmak5) ( infolge) üzerine;\über all der Aufregung hatte ich dich ganz vergessen bu kadar telaş üzerine seni tamamen unutmuştumII präp1) (Richtung: durch) yol boyunca;\über jdn/etw hinweg bir kimseye/şeye aldırmayarak, bir kimseyi/şeyi es geçerek;nach Münster \über Dortmund Dortmund üzerinden Münster'e;\über die Straße gehen sokağı geçmek;\über die Grenze fahren sınırı geçmek;\über eine Mauer springen bir duvarın üzerinden atlamak;bis \über beide Ohren verliebt sein körkütük âşık olmak;bis \über beide Ohren in Arbeit stecken işi başından aşkın olmak2) ( zeitlich)\über Nacht geceleyin;\über das Wochenende hafta sonu(nda);das ist schon \über 3 Jahre her bunun üzerinden 3 yıl geçti bile;\über die Dreißig hinaus otuzunu geçmiş;\über etw hinweg sein bir şeyi arkada bırakmış olmakwas wissen Sie \über ihn? onun hakkında ne biliyorsunuz?4) ( in Höhe von) -lik;ein Scheck \über 4000 Euro 4000 euroluk bir çek;ein Rennen \über 2000 Meter 2000 metrelik bir yarış5) ( von mehr als)\über eine Stunde bir saatten fazla;Kinder \über 12 Jahre 12 yaşından büyük çocuklar6) ( mehr und mehr)Autos \über Autos otomobil üstüne otomobil7) ( mittels) yoluyla;\über ein Inserat ilan yoluyla8) ( Überordnung)\über jdn herrschen/Macht haben birine hükmetmek/sözü geçmekes geht nichts \über Fußball futbolun üstüne yok;jdn/etw \über alles lieben bir kimseyi/şeye herşeyden çok sevmek1) ( mehr als) üzerinde, -den (fazla);\über zwei Meter lang/breit uzunluğu/genişliği iki metrenin üzerinde, iki metreden (fazla) uzun/geniş;sind Sie \über 30? 30'un üzerinde misiniz?2) ( völlig)er wurde \über und \über rot kıpkırmızı kesildi3) ( Zeitraum)die ganze Nacht \über bütün gece boyunca1) ( übrig)da ist noch Kuchen \über daha pasta var2) ( überlegen) üstün (in -de);geistig ist sie mir \über zekâca benden üstündür
См. также в других словарях:
her — sf., Far. her Teklik adlara tamlayan görevinde getirilerek birer birer olarak, ... in hepsi anlamını veren söz Bir hafta, her gece çalışmak suretiyle hikâyesini bitirdi. H. E. Adıvar Birleşik Sözler her bir her biri hercai her daim her dem … Çağatay Osmanlı Sözlük
bir karıyla bir koca, dırdır eder her gece — sıkıntı veya yalnızlık yüzünden iki dost bile birbiriyle dalaşır, anlamsız konuşur anlamında kullanılan bir söz … Çağatay Osmanlı Sözlük
geçe — 1. is., hlk. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka Suyun öteki geçesi. 2. zf. Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken Gece yarısını iki saat geçe, misafirler dağıldılar. M. Ş. Esendal … Çağatay Osmanlı Sözlük
gece gündüz — zf. Her zaman, ara vermeden, aralıksız, geceli gündüzlü Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller gece gündüz dememek … Çağatay Osmanlı Sözlük
Ajda Pekkan — (* 12. Februar 1946 in İstanbul) ist eine türkische Popmusikerin und Schauspielerin. Inhaltsverzeichnis 1 Leben 2 Diskografie 2.1 Alben 2.2 … Deutsch Wikipedia
Pekkan — Ajda Pekkan (* 12. Februar 1946 in İstanbul) ist eine türkische Popmusikerin und Schauspielerin. Inhaltsverzeichnis 1 Jugend 2 Anfänge 3 Diskografie 3.1 Alben … Deutsch Wikipedia
geceleri — zf. 1) Gece vaktinde 2) Her gece Geceleri bile düşsüz koyu bir uyku çeker. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
bir — is. 1) Sayıların ilki 2) Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı 3) sf. Bu sayı kadar olan Bir kalem. 4) sf. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı) Bir adam sizi arıyor. 5) sf. Tek Allah birdir. 6) sf. Beraber Hep biriz, ayrılmayız … Çağatay Osmanlı Sözlük
çürük — sf., ğü 1) Çürümüş olan Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu. Ö. Seyfettin 2) Sağlam ve dayanıklı olmayan Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası. H. Taner 3) İş göremez, hastalıklı 4) mec. Sağlam bir temele veya kanıtlara… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kabir — is., bri, Ar. ḳabr Mezar, sin Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter. Y. K. Beyatlı Birleşik Sözler kabir azabı kabir suali Anıtkabir anıtkabir … Çağatay Osmanlı Sözlük
nokta — is., Ar. nuḳṭa 1) Çok küçük boyutlarda işaret, benek 2) Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret 3) Yer Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim 4) Konu, konu ile ilgili önemli bölüm Genç adam, o… … Çağatay Osmanlı Sözlük